Sanatın Sudan Yansıması
Ebru, sadece renklerin değil, niyetin ve gönlün sanatıdır. Her damla, ustasının iç dünyasından süzülerek suya düşer. Her desen, görünmeyenin izini taşır. Bu yazıda, ebru yapımının teknik aşamalarını Mehmet Kotan’ın sözleriyle harmanlayarak hem öğretici hem ruhsal bir yolculuğa çıkıyoruz.
Ondan gayrısı bilmez, mana ve niyet nedir.”
🧪 1. Tekne ve Kitre: Zemin Hazırlığı
Ebru teknesi, kitreli suyla doldurulur. Kitre, boyaların su yüzeyinde kontrollü yayılmasını sağlar. Bu su, sadece fiziksel bir zemin değil; ruhun yansıma alanıdır.
“Beden tekne, ruh suyudur, ahlak ise deseni,
Öyle ol ki tanıyanlar hayr ile ansın seni.”
— Mehmet Kotan
🎨 2. Boya Hazırlığı: Topraktan Renge
Doğal pigmentler, sığır ödü ile karıştırılarak ebru boyasına dönüştürülür. Öd, boyaya hem akışkanlık hem de tevazu kazandırır. Her renk, ayrı bir fırçayla hazırlanır; her damla, ayrı bir niyetle suya bırakılır.
“Ne dökersen ziyadeyle onu geri verir su sana,
Benzemez hiç nimete nankör olan insana.”
— Mehmet Kotan
3. Fırçalar ve Renklerin Suya Bırakılması
At kılından yapılan fırçalarla renkler suya serpiştirilir. Renkler, suyun yüzeyinde açılarak ebruya özgü desenlerin temelini oluşturur. Bu aşama, ustanın suyla kurduğu sessiz diyaloğun başlangıcıdır.
“Gaflet ile gazab ile geçme tekne başına,
Sükûnet ve tefekkür ile anlam kat uğraşına.”
— Mehmet Kotan
🌀 4. Desen Oluşturma: Suyun Hafızasına Dokunma
Biz, tarak, iğne gibi araçlarla renkler şekillendirilir. Gel-git, hatip, lale, şal gibi geleneksel desenler, ustanın elindeki araçla değil, kalbindeki ritimle doğar.
“Ebruyu zahir düşünme, bir de arka yüzü var,
Mana yönüne bakarsan, onda gönül gözü var.”
— Mehmet Kotan
📜 5. Kağıda Aktarma: Anın Sonsuzluğa Geçişi
Desen tamamlandığında, özel emici kağıt suya yatırılır. Kağıt, suya dokunduğu anda desenin tüm hafızasını üzerine alır. Bu temas, bir anlık ama ebedi bir buluşmadır.
“Yüreğinle bak ebruya âlem içinde âlem,
Ne yazılmış bir kâğıt var, ne onu çizen kalem.”
— Mehmet Kotan
🌬️ 6. Kurutma ve Saklama
Kağıt sudan alınır, fazla suyu süzülür ve düz bir zeminde kurumaya bırakılır. Kuruyan ebru artık sadece bir görsel değil; bir niyetin, bir anın, bir ruh halinin izidir.
“Bu ne ikram, ne lütuf Var içinde var olmak,
Yaratılandan geçip, Yaratana yar olmak.”
— Mehmet Kotan
“Her şeyin gerçek Hâlıkı, sahibi ol Hüda’dır,
Zannetme maharet sende veyahut o sudadır.”
— Mehmet Kotan
Ebru, sadece bir sanat değil; bir hâl, bir hâlet, bir hâl dili. Renkle, suyla ve gönülle yazılan bir dua. Bu blog, hem öğretici hem de içsel bir yolculuğun kapısını aralıyor.
